|
Biz ve onlar...
10 Ocak
2005
9-10 Ekim
2004’de başlayan amatör küme, dün oynanan maçlarla
tamamlandı.
On beş takımla başlayan lig, 4 takımın
oynayacağı Play-Off maçlarıyla devam edecek. Diğer on bir
takım, amatör kategoride sezonu kapattı ve Eylül-2005’e
kadar bekleyecek.
Topu topu üç aylık süre;
antrenman, maçlar derken çabucak geçiverdi. Yapılan
masraflar, transferler, son dakikada yenilen-atılan goller.
Yenilgi sonrası üzüntü, uzatma dakikaları içinde gelen golle
alınan üç puan ve sevinç çığlıkları. Haklı veya haksız
kırmızı kart sonrası isyan türküleri (!)
Üç aylık amatör lig bitince
antrenman da bitti. Hafta sonu heyecanı da yok olduğuna
göre, amatör futbol tutkunları şimdi ne yapacaklar?
Amatör futbolcuların
düşüncelerini merak ettik, sorduk. Üç aylık ligin çok kısa
olduğunda hemfikirdiler. Şimdi de size soruyoruz :
SORU - 1 : Sizce boşa çıkan
200’den fazla amatör futbolcu, şimdi ne yapacak?
a) Kahvelerde okey-kağıt
oyunlarıyla vakit geçirecekler.
b) İnternette chat (çet)
yapacaklar.
c) Televizyonlardan futbol
maçlarını izleyerek heyecan duyacaklar.
d) Halı sahalarda yapacakları
maçlarla futbola doyacaklar.
e) Hepsi
* * *
El oğlu, amatör liglerini
nasıl düzenliyor? Kısaca anlatayım:
Fransa’da Birinci, İkinci,
Üçüncü, Dördüncü amatör kümelerin tümü Eylül ayında
başlıyor, Mayıs ayı ortalarında sona eriyor. Aşağı-yukarı
her kümedeki
A, B, C, D, E, F gruplarında
en az 12’er takım yer alıyor. Resmi lig, bölge kupası,
Fransa Kupası maçlarıyla birlikte toplam maç sayısı 25’den
aşağı olmuyor.
Sahalar yemyeşil zaten. Maçtan
önce oyuncuların adları hakem tarafından tek tek okunarak lisans kontrolü yapılıyor. Ev sahibi takım,
misafir takım oyuncularına maçtan sonra mutlaka bir
soğuk veya sıcak içecek ikram ediliyor.
Dördüncü küme maçlarına hakem
sayısı yeterli gelmezse, iki takım yöneticisi kura çekiyor.
Hangisi kurada kazandıysa, maçın resmi hakemi o oluyor.
Yanları da paylaşıyorlar. Maç, hangi skorla biterse bitsin.
Hır-gür-kavga çıkarmadan olgunlukla sonucu kabul ediyorlar.
Verilen ara kış olduğu için,
salonlarda Brezilya futbolu adını verdikleri 6-8 takımın
katıldığı turnuvalar düzenliyorlar. Parke döşeli salonlarda
bildiğimiz futbol topuyla maçlar oynanıyor. Adamlar, salonun
duvarlarına, parkelerine gelebilecek zararın hesabını bile
yapmıyorlar. Yapanları olursa da, dışı süngerimsi top
kullanıyorlar.
Ayrıca, resmi lig bitince de,
Haziran ayında hafta sonları sabah başlayıp, akşam biten
15-20’er dakikalık maçlarla günlük turnuvalar düzenliyorlar.
Elin çocuğu-genci adam akıllı
futbola doyuyor. Yaş sınırlaması zaten yok.
Bu satırları yazan bendeniz,
35 yaşından sonra 4 yıl, futbolun zevkini Fransa’da yaşadı.
İşte, nüfusu Bolu’dan daha az
olan Fransa’nın bir ilinde amatör futbol kısaca böyle.
Adamlar her işte olduğu gibi futbolda da çok ciddi
çalışıyorlar ve karşılığını alıyorlar.
Ya biz?
Her işte olduğu gibi (!)
amatör futbolumuz da göstermelik. Dostlar alış-verişte
görsün türünden. ÜÇ AY süren amatör lig düzenlemesiyle bir
şey yaptığımızı zannediyoruz. Bu sadece Bolu’da mı? Hayır.
Diğer illerimizin de Bolu’dan farklı yönü yok. Ankara
tarafından istenen takvim içinde amatör lig tamamlanmaya
çalışılıyor. Sonrasında da gençlerimize ‘ne haliniz varsa
görünüz’ deniliyor.
Amatör liglerin süresinin
kısa-uzun olması, aslında başlı başına tartışma konusu.
Amatörlerimizin sesini
Ankara’ya duyurmak çok zor olsa da, ligimizi üç aydan daha
uzun düzenleyebilmenin yollarını, şartlar ne olursa olsun
bulmalıyız. Kendi aramızda tartışmalıyız.
* * *
Hakemlerimiz, ligin bitimine
bir hafta kala en centilmen takımları oylama ile
belirlemişler. Buna göre çoğunluğun oyuyla Tepecikspor
ardından Boluspor ve Polisgücü en centilmen
takımlar olarak seçilmişler ve hafta sonu Fair-Play ödülü aldılar.
Oylamada nelere dikkat edildi?
Bilemiyoruz.
Bildiğimiz, Tepecikspor’un
YEDİ, Polisgücü’nün ALTI kırmızı kartı
olması.
Oylamada kırmızı kart
sayılarının göz önüne alınmadığı kesin. Alınsaydı, 7 kırmızı
kartlı Tepecik en centilmen takım olmazdı.
Belediyespor’un 1,
Kızıkspor’un 1 Aladağspor 2 kırmızı kartı
olmasına rağmen, bir teki bile centilmenliğe layık
görülmemiş. Takdir onlardan, saygı bizden...
SORU - 2 : Sizce, en centilmen
seçilecek bir takım hangi kriterlere sahip olmalı?
a) Oyuncularından biri en az
üç kırmızı kart görmeli.
b) Kırmızı kart gören
oyuncusu, hakemlere küfürlü konferans vererek sahayı
terk etmeli.
c) Tüm maçlarında yenilmeli.
d) Kalesinde rekor
sayıda gol görmeli.
e) Hepsi
CEVAP :
(e) seçeneğine uyan takım, hakemlerimiz tarafından en
centilmen takım seçilmiştir.
Buyrun, buradan yakın (!) |