|
Güven karşılıklıdır. Karşınızdaki size güvenmiyorsa, siz de ona
güvenemezsiniz.
Hikaye aşağıdadır. Olduğu gibidir.
* * *
Bana
güvenmiyorsan; sana nasıl güvenebilirim?
Bir yetkili
beyefendiyle ASKF Hizmet binasına gidiyoruz. Raftan klasör çıkarılıyor,
fotokopisi çekilecek evrak
bulunuyor.
- Ben,
fotokopiyi çektirip getireyim.
- Hayır,
VEREMEM.
-
Tamam o zaman, birlikte gidelim.
Birlikte gidiyoruz,
fotokopi çektiriyoruz. İki adet evrakı alıyorum.
Buraya kadar
olanlara bir söz söyleyemem. Önemli evraktır. Güven duyulmadığı için
verilmemiş, diyebiliriz.
Tabii, bana evrak
verilecek, ben de o arada ne düşünüldüyse üçkağıtçılık yapacağım (!)
Allem edip, kalem
edip okus-pokus yok edeceğim (!) Olur ya, insanoğlu çiğ süt emmiş.
* * *
Bunları biz
yaşarken, bize bu muamele yapılırken;
Tertip Komitesi’nin
aldığı karara olan itirazımızı bir üst kurul olan Amatör İşler Kurulu’na
yapıyoruz.
Dilekçemizi ve
dosyamızı Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne veriyoruz.
Vay! Neden bize
gelip de vermiyorlar?
Biz, dedikleri :
ASKF ile Futbol İl Temsilciliği
Size vermeye mecbur
muyuz? Öyle mi diyor okuduğunuz yönetmelikler?
Size vermiyoruz
kardeşim. Bizim tercihimiz GSİM.
NEDEN RAHATSIZ
OLDUNUZ? NEDEN?
İKİ ADET dosyayı
bana fotokopi çekmek için VEREMEM, diyen arkadaş, neden GSİM’ye
verdiğimizin nedenini
anlamıştır.
Bize güveni olmayana, biz nasıl güveniriz? Haksız mıyım?
ÜÇ kuruşa BEŞ köfte
yok!
* * *
http://www.yerelfutbol.com/ adlı sitenin editörlerinden Benan Diker
adlı kardeşim var.
Bizim gündemden
düşmeyen olayla ilgili olarak telefon ettim.
- Benan, böyle böyle bir ilginç olayla karşılaştık. Bir araştırıver.
-
Tamam, İlhan abi. Ancak, bizim çok değerli bir büyüğümüz var. Kendisi
Tekirdağ'dan Amatör İşler
Kurulu’nda.
Sizi
onunla görüştüreyim. O, size gerekenleri açıklar.
- Tamam Benan.
Bizim Benan’ın adını
ve kimliğini verdiği kişiyi arıyorum. Olayı anlatıyorum. Beyefendi bana
açıklamalar yapıyor.
Bir ara :
- Bizim Bolu’da Naci
arkadaşımız var. Kendisi de Amatör İşler Kurulu üyesidir. Naci yanlış
yapmaz, neden ona
sormadınız,
danışmadınız mı? diyor.
Kendimi zor
tutuyorum. Fren üzerine telefonda frene basıyorum.
- Beyefendi,
dediklerin tamam da, senin Naci beyin bizim itirazda bulunduğumuz takımla
dolaylı da
olsa ilişkisi var,
diyemedim (!)
Mehmet beyin beş
dakika içinde Naci beyi arayacağını tahmin ediyordum. 30 saniyede (!)
aramış.
Bu olayı Naci beye
de anlatacaktım. Benim anlatma şansım olmadan sağda solda konuşuluyormuş.
Varsın konuşulsun.
İstediklerini konuşsunlar, Hiç dert değil.
Yalnız karınlarından konuşmasınlar!
Seslerini bizim de duyma şansımız olsun! |