|
Söyleşi -
14 Haziran 2006
Haftanın en önemli olaylarından biri Futbol İl
Temsilcimiz İlhan ÖZDEMİR'in
istifasıydı. Kendisine sorular
yönelterek yaklaşık 60 dakika birlikte
sohbet ettik.
* * *
Sayın
Özdemir, önce eski yıllara gidelim. Kaç yıldır futbolun
içindesiniz?
Yaklaşık 30-33 yıldır futbolun içindeyim. 1973 yılında ilk
sporcu lisansımı Sümerspor'da çıkardım. Sonradan Sekaspor olarak
adı değişti. Futbolculuk, yöneticilik derken, son 3 yıldır da İl
Temsilciliği görevi yapmaktayken 13.06.2006 tarihi itibariyle bu
görevden ayrıldım.
Futbol İl
Temsilciliğinde 3 yıldır, başka bir deyişle 3 sezon görev
yaptınız. Görevi resmen bıraktınız mı? İlgili makamlara gerekli
yazışmayı yaptınız mı?
Evet, görevi resmen bıraktım. İlgili yerlerin hepsine
istifa dilekçemi faksladım. Telefonla da görüşme yaptım.
Birilerine
kızdınız da mı görevi bıraktınız?
Hayır. Kimseye kızmış değilim. Şu an kimseye kızgınlığım
söz konusu değildir. İlk göreve geldiğimde, ben de bu görevi 1
veya 2 dönem yapıp bırakacağımı 3 sene önce söylemiştim. İnsanlar
bir görevde uzun süre kalarak, sanki kendi iş yerleri gibi
kullanmalarının önüne geçmek ve örnek olur diye düşündüm. Onun
için görevi bıraktım.
Görev
süresince, size Federasyondan belli bir maaş ya da diğer ödemeler
yapılıyor muydu?
Hayır, hayır. Sadece maçlarda görevlendirmeler vardır.
Sezon boyunca görevlendirmelerden yaklaşık ortalama 600 YTL
civarında para almışımdır. Zaten o paralar da gelmeden biter. Üç
yıl boyunca tüm harcamalar kendi cebimden gitti dersem, abartmış
olmam.
İl
Temsilciliğinin bürosu yok. Peki, siz büro çalışmalarınızı, Tertip
Komitesi toplantılarını nerede yapıyordunuz?
Türkiye'de İl Temsilcilerinin büroları yok. Sadece bazı
illerdeki spor kompleksleri, amatör evleri içinde şanslı birkaç il
temsilcisinin bürosu vardır. Türkiye genelinde İl
Temsilciliklerine ait bürolar yoktur. ASKF'ların hizmet
binalarından yararlanılmaktadır. Biz de ASKF'nın hizmet binasında
toplantılarımızı yapıyorduk. İl Temsilcileri ASKF'lar ile iyi
geçinmek zorundadır. "İyi geçinmeyen il temsilcilerinin görev
süreleri uzun soluklu olmaz" (!) diye söylerler. Ama genelde
İl Temsilcileri ASKF'ların emrindedir. İl Temsilcileri
Federasyonun değil de, sanki ASKF'ların temsilcileri gibidirler.
Yetkileri vardır. Yeterli ekipmanları yoktur.
Yazışmalar
dışında acil duyurularınızı nasıl yapıyordunuz?
Federasyonun bazı yaptırımları vardır. Kitapçıkta
belirtilmiştir. Yazışmalar dışında maç saati, saha değişiklikleri
ve diğer konulardaki acil tüm tebligatlar kulüplere, hakemlere,
polise, jandarmaya, sağlık memurlarına tüm duyurular telefon
aracılığıyla yapılmaktadır. İl Temsilcisinin de her hangi ödeneği
olmadığı için, hep cepten yapılmaktadır. Çoğu zaman kendi arabamla
gitmek zorunda olduğum durumlar olmuştur.
İl
Temsilcilerinin yaşadığı sorunları yapılan toplantılarda
Federasyonun yetkili kurullarına iletmediniz mi?
Göreve ilk geldiğimde bir defa İstanbul'da yapılan
toplantıya katıldım. Yaşanan sıkıntılar dile getirildi, anlatıldı.
Federasyonun İl Temsilcilerine yeteri kadar sahip çıkmadığı
söylendi. Onlar da ASKF'ların bürolarından yararlanın demişlerdir.
Her ilde bu mümkün olmamaktadır. İl Temsilcileriyle ASKF'lar
arasında çoğu zaman sürtüşmeler yaşanmıştır. Sonuç olarak İl
Temsilcileri kaderlerine terkedilmişlerdir.
Siz aynı
zamanda ASKF Yönetim Kurulu'ndasınız. Bu göreviniz devam ediyor
mu?
Tabii devam ediyor. İl Temsilciliği görevi yanında ASKF
başkan yardımcısı olmam benim avantajımdı. Başkan yardımcı demek,
her sorun çözülüyor demek değildir. Başlangıçta ASKF ile çalışmaya
başladık. Ama, gün geçtikte insan ilişkileri bozulmaya başlıyor,
bu da doğaldır. İlişkiler bozulmaya başlayınca hevesler kaçıyor.
Yaptığımız görev gönül işidir, sevgi işidir. Tamamen fahri olarak
yapılmaktadır. Bu görevlerde bulunanları kırmamak gerekir.
Kırılmalar olduğu zaman hevesler de ister istemez kaçmaktadır.
Kış mevsimi
bu sene çok sert geçti. Zaman zaman maçlar ertelendi, saha
problemleri yaşandı. Yaşanan saha problemlerini nasıl aştınız?
Gerçekten de kış mevsimi çok sert geçti. İlimiz de zaten
genelde kış mevsimi sert geçmektedir. Bolu yeşil olmasına rağmen
diğer illere göre yeteri kadar sahamız yok. Bir Karaçayırımız var.
Karaçayır'da dört sahamız var. Biri çim, diğeri Boluspor'un
kullandığı idman sahası. Diğer iki sahanın biri de toprak, 2 no'lu
saha da kullanılamadı.
Kışın ağır geçmesi sonucu zaman zaman saha problemi
yaşandı. Bizim de elimizde bir takvim var. Bu takvimi de uygulamak
zorundaydık. Yaşanan saha problemlerini Gençlik Spor İl
Müdürlüğü'nün desteğiyle, personelinin üstün gayretleri sonucu
aştık. İlçelerimizdeki sahalar da kapalı olunca tüm maçları
merkeze aldık. Sahalarımıza kış şartlarında çok yüklenmek zorunda
kaldık. Sahalarımız elbet yıpranacak. Sahalar maçlar için
yapılmıştır. Bozulan sahaların bakımı yapılarak, eski halini zaten
almaya başladı.
Kategorilerde başarılı olan takımlara kupa ve diğer ödüller bizzat
tarafınızdan düzenlenen törende verdiniz. Bu ödülleri TFF mi
gönderiyor?
Hayır, kupaları kendi gayretimle sağlıyorum. Nazım geçen
futbol severlere “işte 5 kupa şu kadar, madalya tutarı da bu
kadar” diyoruz. Sağ olsunlar onlar da bizi kırmıyorlar, destek
oluyorlar. Geçen sezon olduğu gibi bu sezon da dereceye giren
takımlara ödüllerini vererek onları onore etmeye çalıştık. Kupalar
zamanında verilmeli diyorum. Sezon sonunda da bunu yerine
getirdik.
Amatör
kümede şampiyon olan Aşağısokuspor takımına ASKF kupa verdi. İl
Temsilciliği olarak siz de kupa verdiniz. Birliktelik neden yok?
Yetki karmaşası gibi görüntü olduğu doğrudur. İl
Temsilcisinin görevleri başka, ASKF’lerin görevleri başkadır.
Futbola ilgi daha çok olduğu için, illerdeki ASKF başkanlıkları
kendilerini TFF başkanlığı gibi görüyorlar. Aslında öyle değil.
İllerdeki Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu başkanlığı tüm spor
dallarının bağlı olduğu bir kuruluştur. Tüm spor dallarını bir
çatı altında birleştirmek için oluşturulan bir federasyondur.
Nedense, ASKF’ler, İl Temsilcisinin görevlerini de kendi
görevleri arasında saydıkları için zaman zaman sıkıntılar
yaşanmaktadır. Yetkine girerdi, girmezdi gibi tartışmalar
olmaktadır. Futbol İl Temsilcisinin el kitabında görevleri
yazılıdır. 3 yıl görevim süresince, bana verilen görevleri
başarıyla yaptığıma inanıyorum. Bunların dışında görevim olmayan
işleri de görevimdir diye yapmaya kalkışmadım. Amatör futbolun
içinde olan herkes de şahittir. Bu durumdan sıkıntı duyan varsa
da, beni ilgilendirmez.
İlimizde
Futbol Federasyonunca tescilli 22 spor kulübü var. Bu sezon Amatör
kümede 12 takım mücadele etti. Bu konuda düşünceleriniz nedir?
Kulüplerin başındaki kişiler hep aynı kişiler. Maddi
olanaksızlar içinde oldukları için, yavaş yavaş futboldan
uzaklaşıyorlar. Hepsi futbolu seven insanlar oldukları için
kulüplerini de kapatmak istemiyorlar. “Biz amatör lige
girmeyelim. A Genç, B Genç ya da Yıldızlar kategorilerinde
masrafsız faaliyetimizi sürdürürüz” düşüncesiyle tercihlerini
yapıyorlar.
Amatör kümede yer almaları için iyi bir takım oluşturmaları
gerekecek. Bunun için de daha çok masraf yapmaları gerekecek. İyi
takım oluşturamadıkları zaman da averaj takımı olmak istemiyorlar.
Birkaç kulübün uzun zamandır hiç faaliyetinin olmadığı doğrudur.
Hep ekonomik nedenler sonucu kaybeden Bolu futbolu oluyor. Her
geçen yıl takım sayısı maalesef azalıyor.
Kategorilerinde ilimiz şampiyonu olan takımlarımız gruplarda
bırakın galip gelmeyi, puan dahi alamıyorlar. Bu kötü gidişe son
vermek için neler yapılmalı?
Bu konuda daha ciddi adımlar atılmalı. Kulüplerimiz güçlü
olmalı. Kulüplerin alt yapılarına bakarsak, Boluspor ile
Belediyespor 3-4 antrenörle çalışıyor. Diğer takımlarımız
antrenörlerini bulmakta zorlanıyorlar. Çünkü antrenörün de bir
bedeli var. Her şey maddiyata dayandı. Antrenöre para verecek,
futbolcuya para verecek. Antrenör bulsalar da antrenman yapacak
saha bulamıyorlar. İlimizde öğrenci potansiyali var. Kulüplerimiz
öğrencileri kadrolarına dahil etmek istiyorlar. Öğrencilere de
belli bir miktar para ödemek gerekiyor. Bunun için de kulüplerin
ekonomisinin iyi olması lazım. Bu olmayınca da, üniversitedeki
kaliteli oyuncular Düzce takımlarını tercih ediyorlar. Bir çoğu da
haklı olarak maç başına para veren kulüpleri tercih ediyorlar.
Sonuç olarak ilimizde Amatör kümenin kalitesi istenen seviyede
olmuyor. Gruplarda da arzu edilen başarı yakalanamıyor.
Bolu’da alt yapı kategorilerinde namağlup olan takımlarımız
da gruplarda güçlü takımlar karşısında averaj takımı olmaktan
öteye gidemiyorlar. Kulüplerimiz güçlü değil. Kulüplerimiz alt
yapı çalışmalarını yeniden gözden geçirmeleri gerekmektedir. Alt
yapılarına bundan sonra daha çok önem vermeleri gerekmektedir.
Bunun için de daha çok özveri, daha çok çalışmaları gerekmektedir.
Başarılı olmak için çok çalışmaktan başka seçenek yok.
Kulüplerimizle ilgili düşüncelerinizi kısaca söylemek ister
misiniz?
Göreve yaptığım süre içinde takımlarımızı incelediğimizde
Boluspor alt yapısıyla bir şeyler yapmaya çalışıyor.
Götürebildikleri kadar hocalarıyla çalışma içindeler. Profesyonel
takıma oyuncu yetiştirme gayreti içindeler. Başarıları var mıdır,
yok mudur? Başka bir tartışma konusu. Diğer bir kulübümüz ise
Belediyespor. Belediyenin her türlü imkanlarını kullanma şansına
sahipler. Çalışma şartları uygun. Kendilerine ait sahaları var.
Taşıt sıkıntıları yok. Birkaç yıldır 3 antrenörle birlikte
çalışıyorlar.
Geriye kimler kalıyor? Örneğin Kızıkspor var. Kızıkspor
tesisleşmeyle ilgili ciddi düşünce ve adımları var. İlk önce
kendilerine ait bir sahaya sahip olmaya çalışıyorlar. Sporcularına
daha çok imkanlar yaratma çabası içindeler. Onlar sezonluk
başarılardan önce uzun vadeli hesaplar peşindeler. İleride sıkıntı
çekmeyelim diye sağlam adım atıyorlar, sağlam yere basıyorlar.
“Tesisleşmeyi gerçekleştirirsek, başarıyı eninde sonunda
yakalarız” diye düşünüyorlar. Onlar da haklı.
İlçe takımlarımız var.
Geredespor, sezon içinde küçümsenmeyecek rakamlar
harcıyorlar.
Yeniçağaspor birkaç kişinin omuzlarında. Zekeriya arkadaş
yıllarca kulüp başkanlığını özveriyle yapıyor.
Mengen Belediyespor’un eski belediye başkanı gibi yeni
başkan da olaya sıcak bakıyor. Çıksınlar müsabakalarını yapsınlar.
Sonuç önemli değil. Gençler spor yapsın yeter mantığıyla hareket
ediyor.
Sebenspor bu sezon yeniden amatör kümede yer aldı.
Kıbrıscıkspor, Belediye başkanıyla, bu işi seven
insanlarıyla ilçe takımı olarak önümüzdeki sezon liglerde yer
alacak. Kıbrıscık ilçemiz de futbol maçlarıyla canlanacak,
hareketlenecek. Oradaki insanlarımız da yıllar sonra yeniden
sporun keyfini yaşayacaklar.
Aladağspor, geçtiğimiz iki sezon üst üste şampiyon oldu. Bu
sezon aynı başarıyı yakalayamadı.
Aşağısoku bu sezon 2 dalda şampiyon oldu. Diğer kulüplerde
olduğu gibi yine aynı kişilerin özverili çabaları sonucu başarıyı
yakaladı. Artık kişilerin dinlendirilmesi gerekiyor. Yeni
insanların yönetimlerde yer alması gerekiyor. Bu işler gönül işi,
menfaat yok. Her hangi bir kazanç yok. Sadece sporu sevme işi.
Gençliği bir arada tutma, kaynaşmadır.
Görevde
bulunduğunuz 3 yıllık süre içinde ilkleri gerçekleştirdiniz.
Anlatır mısınız?
Göreve geldiğimde sadece kurulu düzendeki işleri yapmak
benim felsefeme uygun düşmez. Bir şeyler yapmak lazım bulunduğun
yerde. İl Temsilcisi olarak neler yapabiliriz? diye
arkadaşlarımızın düşüncelerini dinledik. Oturduk, konuştuk. Geçen
sezon tüm Türkiye’de başlayan Minikler ligine Bolu olarak biz de
girdik. 50’ye yakın il içinde biz de yer aldık. Minikler ligi
oluşturmaya gerek yok diyenler oldu. Yapmayalım, etmeyelim.
Olmazdı falan filan diyenler oldu. Biz inatla Minikler ligini
oluşturduk. İlk sene 10 takım katıldı. Bu sene de 10 takımla
ikinci defa Minikler ligi düzenledik. Amatör futbolseverler
Miniklerimizi zevkle izlediler. Minikler ligi ile birlikte
kulüplerimizin en alt düzeyde oyuncu kadrolarını oluşturarak
ilerisi için sağlam temeller atmalarına fırsat yarattık. Küçük
yaşta kazanılan çocuklar zamanla A takımına kadar yükseldiklerinde
kulüplerimizin transfer sıkıntılarından kurtulmalarını
sağlayacaktır. Bu sezon oyuncu transferi 400 YTL. idi. Az para
değil. Zor şartlarda ayakta kalmaya çalışan kulüplerimiz bu
paraları vererek nasıl transfer yapabilecekler? O zaman filiz
lisanla tabandan kazandığımız oyuncularla kulüplerimiz ayakta
kalmayı başarmış olacaklar.
Arkadaşlarımızla TÜFAD’da oturuyoruz. Fikir üretiyorlar.
Diyorlar ki, “gazete çıkaralım, renkli bir gazete yok Bolu’da. Ya
da sadece futbolla ilgili bir şeyler yapalım. Dört sayfa da olsa
haftalık Bülten çıkarmaya karar verdik. Play-off maçlarıyla
birlikte ilk sayımızı çıkardık. Bülteni sadece Amatör Küme play-off
maçları için çıkarmayı düşündüğümüz için 12 hafta ile sınırlı
kaldı. Her hafta, amatör futbolun içinde olan arkadaşlarımıza köşe
açarak onların güzel düşüncelerinden herkesin yararlanmasını
sağladık.
Bültenlerimizi federasyona, diğer il temsilciliklerine,
ASKF’lere, TÜFAD şubelerine ve hakem ve gözlemci derneklerine
gönderdik. Bültenimiz renkli de olunca, herkes tarafından çok
beğenildi. Çok güzel bir çalışma olduğunu söylediler.
Federasyondaki yetkililer böyle çalışmalarla ildeki futbol
faaliyetlerinin canlanacağını belirttiler. Herkes her hafta
Bültenimizin çıkmasını dört gözle bekler oldu.
Köyler Turnuvası, Yaşlılar Turnuvası derken, 1970 ve daha
büyük yaştaki futbolseverleri bir araya getirmek için Veteranlar
Futbol Turnuvası düzenlemeye karar verdik. Adına da yıllarca
amatör futbolun içinde yer alan ve geçtiğimiz aylarda
kaybettiğimiz, arkadaşımız “Rasim Kalaycı Anısına 1. Veteranlar
Futbol Turnuvası” dedik. 50 civarında müsabaka oynandı. Tüm
müsabakalar genelde centilmence geçti. 12 Haziran’da final maçı
oynandı. Son Işık takımı şampiyon oldu. Son Işık takımı da
Rahmetli Rasim Kalaycı’nın sağken, geçtiğimiz yıllarda halı saha
turnuvasında yer aldığı takımdı. Onu seven arkadaşları da Son Işık
takımı olarak turnuvaya katıldılar ve şampiyon oldular.
Final maçı sonrası tören yaptık. Rahmetli Rasim’in annesi,
çocukları ve ağabeyleri de törene katıldı. Kupayı rahmetlinin
küçük oğlu Çağrı’ya verdik. Törende duygulu anlar yaşandı. İlk
defa düzenlediğimiz turnuva başarıyla noktalandı.
Aynı gün Antrenör Gelişim Semineri düzenlendi. Bu seminere
de 7-8 sene önce vefat etmiş olan arkadaşımız Adnan Altun’un adı
verildi. Birlikte top oynamıştık.
Bu tür organizasyonların yapılması ve geçmişte futbolla içi
içe olmuş insanların adlarının verilmesi bir vefa örneği olarak
algılıyorum.
Bizim spor camiamızda çekişmeler var. Sürtüşmeler var.
Kavgalar var. Ama, gerçek anlamda vefa da var inancımdayım.
İl
Temsilciliği görevinden ayrılmayın diyen kişiler oldu mu?
Sezon başında bu kararı almıştım. Sezon sonunda görevi
bırakacağımı kulüp başkanlarına söylemiştim. Sezon sonu
yaklaştıkça görevde kalmam için çok ısrarları oldu. Onların
samimiyetlerine inanıyorum. Kararım kesin olduğu ve kendimi
hazırladığım için görevimden ayrıldım. İstifamı gazetelerden
öğrenen sivil toplum örgütlerinin başkanları telefonla arayarak,
neden görevimi bıraktığımı sordular. Bırakmamam gerektiği
konusunda telkinlerde bulundular.
Futboldan
tamamen uzaklaşıyor musunuz?
İstifa kararım spordan tamamen elimi çekeceğim anlamına
gelmez. Yıllarca futbolun içindeyim. Futboldan kopmam mümkün
değil. Bundan sonra artık önümüzde başka görevler olursa, onlara
hazırlanacağız.
Sadece İl Temsilciliği görevimi tamamladım. Başkalarının da
önü açılması lazım. Bir işi hep biz yapacağız diye hareket etmemek
lazım. Birilerinin de “hep ben olacağım mantığından”
vazgeçmesi lazım.
Sizden
sonra Futbol İl Temsilciliği görevine gelecek kişi nasıl biri
olmalı?
Gelecek arkadaş, kendi kararlarını kendi verebilecek
nitelik biri olmalı.
Kimsenin etkisinde kalmamaya özen gösterecek. Kulüpleri
yaşamasını düşünecek. Her verdiği kararın arkasında durabilecek.
Ayakları yere basan biri olacak. O zaman bu görev gerektiği gibi
yerine getirilir, diyorum.
Son olarak,
neler söylemek istersiniz?
Spor : Dostluk, kardeşlik demektir.
Kısır çatışma ve çekişmelere, anlamsız kavgalara son
verilmesini diliyorum.
Bolu’daki tüm spor kulüplerimize, başkanlarımıza,
antrenörlerimize, sporcularımıza yeni dönemde 2006-2007 sezonunda
başarılar diliyorum.
Her şey gönüllerince olsun istiyorum.
Biz de, Sayın Özdemir’e 3 yıl boyunca yaptığı çalışmalardan
dolayı çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten 3 yıl boyunca kendisinin
özveriyle üstün bir gayret içinde olduğuna tanık olduk. Bundan
sonraki yaşamında, tabii futbol dolu yaşamında sağlık ve mutluluk
dolu günler diliyoruz. Söyleşi için de çok çok teşekkür ediyoruz.
NOT :
“Yukarıdaki Söyleşi
www.kizikspor.com adresinden alınmıştır.” kaydı konmak üzere tüm yerel
gazetelerimiz tarafından izinsiz alınabilir.
|
İLHAN ÖZDEMİR’İN SPOR ÖZGEÇMİŞİ
1958
- Bolu doğumlu.
Futbola 15 yaşında Sümerspor daha sonra kulüp
adı değiştirilen Sekaspor'da başladı.
Çimentospor, Abantspor, Telekomspor'da
amatör olarak futbol oynadı. Tekspor'un
kuruluşunda görev aldı. 1999 yılına kadar futbol
oynadı.
Daha sonra Sedaşspor için kolları sıvadı ve
başkanlık, antrenörlük de dahil, çeşitli kademelerde
görev yaptı.
ASKF'de
(Bolu Amatör Spor Kulüpleri Federasyonu) başkan
yardımcılığı görevinde bulundu. Halen yönetim kurulu
üyesidir.
Bir dönem hakem gözlemciliği yaptı. 30 yılı aşkın süre
amatör sporun içinde yer alan Özdemir, 2003 yılında
Bolu Futbol İl Temsilciliği'ne yapılan seçim sonrası
oybirliğiyle getirildi.
3 yıl görev yaptıktan sonra 13.06.2006 tarihinde
istifa ederek, kendi isteğiyle temsilcilik görevinden
ayrıldı
|
|
|