*
*

 

     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
   
     Amatörce                            İlhan AYERLİKAYA    
 

 

Karamsarlık yok...

16 Şubat 2005

 

Play-Off'a iyi başlamıştık. Aladağspor karşısında iki defa yenik duruma düşüp, Yavuz'un golüyle ilk galibiyetimizi alırken, üç puanı fazlasıyla hak etmiştik. Özellikle maçın ikinci devresinde sergilediğimiz güzel futbolla taraflı-tarafsız tüm izleyenlerin beğenisini kazanmıştık.

 

Ne olduysa, Belediyespor maçının 65. dakikasından sonra oldu.

Galip durumdayken, üst üste yediğimiz gollerle adeta yıkıldık. Aladağ maçında sakatlanan Emre'nin yokluğu defans gücümüzü zayıflatsa da, önde götürdüğümüz maçı mutlak kazanmak zorundaydık. Yenik durumda olan Belediyespor gol için kalemizi yoklarken, gol sinyalleri verirken, gerekli önlemleri alamayınca bize pahalıya patladı. (Geçen sezon Yeniçağaspor'a 15. dakikada attığımız golü koruyup, sahadan galip ayrılmış ve finale yükselmiştik.)

 

Maçı yöneten hakemin ilk devre oyuncularımıza üst üste gösterdiği sarı kartlarla oyuncularımız ve taraftarlarımız gereksiz strese girdiler. Hepimiz 1-0 galip olduğumuzu unuttuk. Orta sahada görevli oyuncularımız defansımıza yardımcı olmayı düşünemediler. Kalemizde gördüğümüz 3 golden sonra hepimizin morali bozuldu. Dakikalar ilerledikçe skoru eşitlememiz imkansızlaştı.

 

Bu durumda yapmamız gereken; daha 4 maçımızın olduğunu düşünüp, Belediyespor yenilgisinin bize çok şey kaybettirmeyeceğini hesap ederek, 6 sarı kart gören oyuncumuzun kırmızı kart görmeden oyunu tamamlamamız gerekiyordu. İsmail çenesine hakim olabilse 89. dakikada kırmızı kart görmeyecekti. Ardından Alper'in fedayice davranışının karşılığı kırmızı kart oldu. Yenilgiden çok sonraki maçlarımızda bu iki oyuncumuzun oynayamayacak olması bizleri üzdü-düşündürdü.

 

Geredespor karşısına Alper, İsmail, Emre, Selman'dan yoksun çıkarken, Murat, Süleyman ve Mehmet'in Bolu dışında olmaları sonucu yeteri kadar antrenmanlara katılamamalarını da eklersek, işimizin zor olduğunu biliyorduk.

 

Oyun içinde Seyhat ve Yavuz'un da zaman zaman nükseden sakatlıkları ortaya güzel oyun çıkarmamızı engelledi. Defansta ilk defa son adam oynayan Sercan ve önünde görev alan Arif'in güzel oynaması ve Murat'ın kalemizi iyi koruması bizlere moral kaynağı oldu. İlk on birde yer alan B Genç takım oyuncularımız Faik ile Sinan'ın çok genç olmalarının verdiği dezavantaj ve heyecanlı gözükmeleri sonucu ilk devre sanki 9 kişiydik. İkinci devre Faik kendine geldi ve başarılı bir oyun çıkardı.

 

Gökhan ve golcü Ümit'in gününde olmamaları gol gücümüzü azalttı. Gökhan, attığı şutları yerden kullanabilse belki gole kavuşabilecektik. Mehmet hızlı hareket edemeyince net bir golden olduk. Süleyman zaman zaman güzel oynamasına rağmen, o da beklenen oyunu çıkaramadı. Son dakikalar içinde Süleyman topu boş kaleye topu gönderebilse, kötü oyuna rağmen sahadan 1-0 ayrılabilecektik. Maçın golsüz sonra ermesiyle 2 önemli puanı kaybettik.

 

Üçüncü hafta averajla da olsa liderliği ele geçirip, aynı puanı paylaştığımız Aladağspor ile yapacağımız maç öncesi bizim için, çok iyi moral olacaktı.

Olmayınca olmuyor. Olmadı da...

 

Oynayacağımız daha 3 maç var. Her hafta her şeyin değişebileceğini unutmadan, elimizdeki imkanları en iyi şekilde değerlendirerek, var gücümüzle çalışıp, son dakikalara kadar mücadelemizi sürdüreceğiz, sürdürmek de zorundayız. İstediğimizi el de ederiz ya da edemeyiz. Hiç dert etmeyeceğiz.

 

SONUÇ :

YILGINLIK YOK. TESLİMİYET YOK.

KIZIKSPOR'DA KARAMSARLIĞIN ASLA YERİ YOK.

YEŞİL-BEYAZ FORMAMIZI ONURLA GİYEN HER YAŞTAN OYUNCUMUZA VE

TRİBÜNLERİ BAYRAKLARIMIZLA DONATAN FEDAKAR BAY-BAYAN

TÜM TARAFTARLARIMIZA DA YAKIŞAN BUDUR.

 
 

Önceki yazıları

 

                                                                              KIZIKSPOR© 2005