|
İstanbul'da bir Kızıklı
28 Kasım 2006
Bir
haftadır İstanbul'dayım. Hafta sonu
Kızıkspor - Köy Hizmetleri maçını
izlemek için Bolu'ya gelip, tekrar
İstanbul'a dönecektim. Bu kararımdan
vazgeçmeme bir ölçüde İlker Mini
neden oldu. Zaten İstanbul'a İlker'i
izlemek için gelecektik. Fırsat bu
fırsat deyip İlker'i izleme şansım
doğdu.
İlker'i birlikte izlemek için
Boluspor'da oynarken onun hocalığını
yapan Selçuk Sanbay'ı cumartesi günü
telefonla aradım, hocamıza ulaşamadım.
Pazar günü güneşli bir öğle vakti
Küçükpazar - Ortaköy arasındaki maçın
oynanacağı Zeytinburnu'ndaki Namık Sevik
Stadı'na yakınımın arabasıyla hareket
ettik. Birkaç kişiye stadın yerini
sorduktan sonra sur içine Belgrad Kapısı
denen yerden girerek; dar sokaklardan
stada geldik.
Maçın başlamasına daha bir saat vardı.
İlker'i buldum. Hocasıyla da tanıştım.
Maçın başlama saati 14:30'a yaklaştıkça,
sanki ben oynayacakmışım gibi heyecanım
artıyordu.
Derken takımlar sahaya çıktı. İlker ve
arkadaşlarının birlikte takım
fotoğrafını çektim. Hakemler sahaya
henüz çıkmamışlardı. İlker'i çağırdım.
Bir elimde dijital fotoğraf makinesi
diğer elimde dijital kamera vardı.
İkisini de İlker'e yönelterek maçın
başlamasına saniyeler kala sahanın
ortasında düşüncelerini aldım. Koşar
adımlarla tribünlere giderken; bir
kişinin "Ne yaptılar da bir de
fotoğraf çektiriyorlar" dediğini
duydum. Meğer adam Küçükpazar takımının
yöneticisiymiş. Takımının gidişatından
memnun olmadığı için fotoğraf çektirme
işine bozulmuş. Ben de İlker için
Bolu'dan geldiğimi söyledim.
Maçın başlamasıyla birlikte artık
kameramın objektifi genç İlker'e
odaklanmıştı. İlker topla buluştuğu her
an kameramı ona zoomluyordum. İlker
nerde, kameram ordaydı...
İlker her zamanki gibi yeni
takımında da forvet oynuyordu. İlk 11'de
yer alan en genç oyuncuydu. Her iki
takım ataklar geliştirmeye çalışıyordu.
19 yaşında İstanbul'a gelerek futbol
yaşantısını profesyonel olarak sürdürme
hayali içindeydi. Maçı izlerken kafamdan
bu düşünceler geçti. Stada gelecek bir
arkadaşımla telefonla konuşurken;
İlker'in sağ çaprazdan ceza alanı içine
girdiğini görür görmez telefonu
kapattım. Kameramı doğrultmaya
çalışırken İlker çapraz açıdan, yerden,
sert ve şık bir vuruşla çoktan golünü
atmıştı.
Böyle bir anı nasıl kaçırdım? diye
hayıflansam da, beni arayan arkadaşa
'tam arayacak zamanı buldun' desem
de kaçan balık büyüktü (!)
İlk devreyi İlker'in golüyle Küçükpazar
1-0 önde tamamladı. İkinci devre oyuna
ağırlığını koyan rakip takım maçın son
15 dakikası içinde üst üste 3 gol
bularak maçı kazandı. Son 10 dakika
ışıklar altında oynandı.
İlker forvette tek başına rakip
takımın defans oyuncularıyla adeta
boğuştu. 90 dakika boyunca orta yuvarlak
ile rakip kale arasında attığı deparları
sayamadım. İlker çok koşarak efor sarf
ederken tek başına yaptığı mücadeleyle
izleyenlerin beğenisini kazandı. Her top
alışında tribünlerden "haydi İlker"
sesleri onun en gözde oyuncu olduğunun
göstergesiydi. Maçtan sonra Ortaköylü
oyuncuların kendisini tebrik ettiklerini
söyledi.
Ancak, İlker'in takımı Küçükpazar'ı
beğenmedim. Kondisyon eksikliği dikkati
çekti. Son 15 dakika yürüyecek halleri
kalmadı. İlker ve 2-3 arkadaşı ayakta
kalabildi.
Maçın bitiminden önce hava kararmıştı.
Birlikte sohbet ederek mezarlıklar
arasından Topkapı'ya kadar yürüdük. Ben
İkitelli, İlker de Bağcılar-Güneşli
minibüslerine binmek üzere birbirimizden
ayrıldık.
Kızıkspor'da futbola başlayan Kızıklı
genç kardeşimi izlemekten gurur duydum,
zevk aldım. Henüz 19 yaşında olan genç
kardeşim İlker, 15 milyon kişinin
yaşadığı 500 civarında futbol takımın
olduğu dünyanın en büyük şehirlerinden
İstanbul'da şansını zorluyor. Türkiye
liglerinde onu profesyonel futbolcu
olarak fark edecek bir takım arıyor.
İlker'i Bolu'da çok izledim. Bu
son izleyişimden sonra onun
profesyonelliğe çok yaklaştığına
inandım. İnşaallah İlker muradına
erer, biz de onunla gurur duyarız.
Temennimiz bu.
***
İlker Mini kimdir?
1987 - Bolu doğumlu.
12 yaşında Kızıkspor Yıldız
takımında futbola başladı. Daha sonra B
Genç
ve Amatör takım kadrosunda yer alarak
başarılı oyunuyla dikkati çekti.
Beş yıl süren Kızıkspor'daki başarılı
futbolundan sonra Boluspor'a transfer
oldu. Boluspor'un Süper A Genç takım
kadrosunda 2 sezon oynadı.
Profesyonel olmak için Boluspor'a giden
İlker'in umutları boşa çıkınca, yolu
İstanbul'a düştü.
Sezon başında İstanbul Süper Amatör Küme
takımlarından Küçükpazar kulübüne
transfer oldu. Takımın en genç
oyuncularından olan İlker forvette
oynuyor.
|