*
*

     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
     
   
     Amatörce                             İlhan AYERLİKAYA    
 

       ilhan_14@yahoo.com

 

İstanbul'da bir Kızıklı

28 Kasım 2006

 

Bir haftadır İstanbul'dayım. Hafta sonu Kızıkspor - Köy Hizmetleri maçını izlemek için Bolu'ya gelip, tekrar İstanbul'a dönecektim. Bu kararımdan vazgeçmeme bir ölçüde İlker Mini neden oldu. Zaten İstanbul'a İlker'i izlemek için gelecektik. Fırsat bu fırsat deyip İlker'i izleme şansım doğdu.

 

İlker'i birlikte izlemek için Boluspor'da oynarken onun hocalığını yapan Selçuk Sanbay'ı cumartesi günü telefonla aradım, hocamıza ulaşamadım.

 

Pazar günü güneşli bir öğle vakti Küçükpazar - Ortaköy arasındaki maçın oynanacağı Zeytinburnu'ndaki Namık Sevik Stadı'na yakınımın arabasıyla hareket ettik. Birkaç kişiye stadın yerini sorduktan sonra sur içine Belgrad Kapısı denen yerden girerek; dar sokaklardan stada geldik.

 

Maçın başlamasına daha bir saat vardı. İlker'i buldum. Hocasıyla da tanıştım. Maçın başlama saati 14:30'a yaklaştıkça, sanki ben oynayacakmışım gibi heyecanım artıyordu.

 

Derken takımlar sahaya çıktı. İlker ve arkadaşlarının birlikte takım fotoğrafını çektim. Hakemler sahaya henüz çıkmamışlardı. İlker'i çağırdım. Bir elimde dijital fotoğraf makinesi diğer elimde dijital kamera vardı. İkisini de İlker'e yönelterek maçın başlamasına saniyeler kala sahanın ortasında düşüncelerini aldım. Koşar adımlarla tribünlere giderken; bir kişinin "Ne yaptılar da bir de fotoğraf çektiriyorlar" dediğini duydum. Meğer adam Küçükpazar takımının yöneticisiymiş. Takımının gidişatından memnun olmadığı için fotoğraf çektirme işine bozulmuş. Ben de İlker için Bolu'dan geldiğimi söyledim.

 

Maçın başlamasıyla birlikte artık kameramın objektifi genç İlker'e odaklanmıştı. İlker topla buluştuğu her an kameramı ona zoomluyordum. İlker nerde, kameram ordaydı...

 

İlker her zamanki gibi yeni takımında da forvet oynuyordu. İlk 11'de yer alan en genç oyuncuydu. Her iki takım ataklar geliştirmeye çalışıyordu.

19 yaşında İstanbul'a gelerek futbol yaşantısını profesyonel olarak sürdürme hayali içindeydi. Maçı izlerken kafamdan bu düşünceler geçti. Stada gelecek bir arkadaşımla telefonla konuşurken; İlker'in sağ çaprazdan ceza alanı içine girdiğini görür görmez telefonu kapattım. Kameramı doğrultmaya çalışırken İlker çapraz açıdan, yerden, sert ve şık bir vuruşla çoktan golünü atmıştı.

 

Böyle bir anı nasıl kaçırdım? diye hayıflansam da, beni arayan arkadaşa 'tam arayacak zamanı buldun' desem de kaçan balık büyüktü (!)

İlk devreyi İlker'in golüyle Küçükpazar 1-0 önde tamamladı. İkinci devre oyuna ağırlığını koyan rakip takım maçın son 15 dakikası içinde üst üste 3 gol bularak maçı kazandı. Son 10 dakika ışıklar altında oynandı.

 

İlker forvette tek başına rakip takımın defans oyuncularıyla adeta boğuştu. 90 dakika boyunca orta yuvarlak ile rakip kale arasında attığı deparları sayamadım. İlker çok koşarak efor sarf ederken tek başına yaptığı mücadeleyle izleyenlerin beğenisini kazandı. Her top alışında tribünlerden "haydi İlker" sesleri onun en gözde oyuncu olduğunun göstergesiydi. Maçtan sonra Ortaköylü oyuncuların kendisini tebrik ettiklerini söyledi.

 

Ancak, İlker'in takımı Küçükpazar'ı beğenmedim. Kondisyon eksikliği dikkati çekti. Son 15 dakika yürüyecek halleri kalmadı. İlker ve 2-3 arkadaşı ayakta kalabildi.

 

Maçın bitiminden önce hava kararmıştı. Birlikte sohbet ederek mezarlıklar arasından Topkapı'ya kadar yürüdük. Ben İkitelli, İlker de Bağcılar-Güneşli minibüslerine binmek üzere birbirimizden ayrıldık.

 

Kızıkspor'da futbola başlayan Kızıklı genç kardeşimi izlemekten gurur duydum, zevk aldım. Henüz 19 yaşında olan genç kardeşim İlker, 15 milyon kişinin yaşadığı 500 civarında futbol takımın olduğu dünyanın en büyük şehirlerinden İstanbul'da şansını zorluyor. Türkiye liglerinde onu profesyonel futbolcu olarak fark edecek bir takım arıyor.

 

İlker'i Bolu'da çok izledim. Bu son izleyişimden sonra onun profesyonelliğe çok yaklaştığına inandım. İnşaallah İlker muradına erer, biz de onunla gurur duyarız. Temennimiz bu.

 

***

İlker Mini kimdir?

1987 - Bolu doğumlu.

12 yaşında Kızıkspor Yıldız takımında futbola başladı. Daha sonra B Genç

ve Amatör takım kadrosunda yer alarak başarılı oyunuyla dikkati çekti.

Beş yıl süren Kızıkspor'daki başarılı futbolundan sonra Boluspor'a transfer oldu. Boluspor'un Süper A Genç takım kadrosunda 2 sezon oynadı.

Profesyonel olmak için Boluspor'a giden İlker'in umutları boşa çıkınca, yolu İstanbul'a düştü.

 

Sezon başında İstanbul Süper Amatör Küme takımlarından Küçükpazar kulübüne transfer oldu. Takımın en genç oyuncularından olan İlker forvette oynuyor.

 

Tüm yazıları

 

                                                                              KIZIKSPOR© 2006