|
Futbolun zevki
- 31 Ekim 2006
Uzun
aradan sonra 'Amatör Küme' başladı.
Amatör Küme ile birlikte benim de yazı
yazma suskunluğum sona erdi (!).
Geçtiğimiz sezon dikkate
alındığında yeni sezonda 16 takımın mücadele etmesi
memnuniyet vericidir. Takım sayısı artamaz mıydı? Elbette artardı.
Futbol Federasyonu tarafından
tescilleri devam edip de Amatör lige katılmayan takım sayısı
YEDİ'dir. Bu takımlar : Üniversite, Mudurnuspor, Polisgücü,
Domino Karacaağaç, Hisarspor, Sümer Güneşspor, İdmanyurdu'dur.
Bu takımların ya hesapları-kitapları tutmadı ya da organize
olabilmek için adamları yok.
Belki de futbolu sevmiyorlar.
Zorla da sevilmez ki, zorla da lige girilmezki (!)
Canları sağ olsun!...
* *
*
Yeni sezonda her iki grupta yer
alan 8'er takım kura ile belirlenmiştir.
14 hafta sonunda grubunda ilk
ikiye giren 4 takım play-offa yükselecek ve daha sonra şampiyon
takım belli olacak.
Gelelim Kızıkspor'a
Hoca değişikliği ile birlikte 3
transfer gerçekleştirdik. Yasin ile Osman'ın
isabetli transferlerimiz olduğu ilk maçımızda belli oldu. Üçüncü
transferimiz Veysel'in durumu meçhul. Bayramda memleketine
giden Veysel'in düğününün olması, daha sonra iş için Bolu'ya dönüp
dönmeyeceğini bilemiyoruz. Bekleyip göreceğiz. Eğer dönmezse 450
YTL. çöpe gitti demektir (!).
Tam istediğimiz düzeyde lige
hazırlanamadık. Ramazan ayının olması ve çeşitli nedenlerle tam
kadro çalışamadık. Yeteri kadar hazırlık maçı yapamadık.
İlk hafta rakibimiz Aladağspor,
lige bizim kadar çalışamadan sahaya çıktı.
Kalecimiz Murat'ın gelememesi
nedeniyle, genç takım kalecimiz Mehmet beklenenin üzerinde
başarıyla kalemizi korudu.
Defans elemanlarımız Karaçam ve
Oktay iyi savunma yaptılar. Hava
toplarını başarıyla kestiler. Her ikisi de geçen sezon formamızı
giyememişlerdi. Futbolu özlediklerine tanık olduk.
Sağ kanatta Sercan iyi savunma
yaptı. Sercan'ın önünde anlaşacağı bir oyuncu olursa, ataklara
katılması çok iyi olacak.
Solda ise Şevket ilk devre zaman
zaman zorlandı. İkinci devre daha rahat oyun çıkardı. Kuvvetli sol
ayağı var. İlk maça çıkmasına rağmen başarılı bir oyun çıkardı.
Orta alanda Osman, Yasin, Gökhan,
Esen iyi mücadele ettiler. Zaman zaman pas hataları yaptılar.
Osman ile Yasin takımımızın eski oyuncuları gibiydiler. Çabuk uyum
sağladıklarını söyleyebiliriz. Yapacakları kısa paslarla forvet
elemanlarımıza yerden düzgün ve isabetli atacakları ara toplarla
çok gol pozisyonuna gireriz, çok defa rakip fileleri
havalandırırız. Gökhan ile Esen de güzel oynadılar. Onlardan daha
fazlasını bekliyoruz.
Forvette Faik ile Yavuz'un
hızlı oyuncu olmaları kanatlardan yapacağımız ataklarda rakip ceza
alanına çok kısa sürede inmemizi sağlıyor. Bu bizim için büyük bir
avantaj sayılır. Özellikle Faik getirdiği topları kaleye vurma
yerine uygun durumdaki arkadaşlarına çıkarması gerekiyor. Yavuz
pas almadan rakibin gerisinde olsa bile, süratli olduğu için topla
buluşabilir. Ofsayta düşmemesi için top gelmeden önce yerini
kontrol etmesi gerekiyor. Tabii, orta saha oyuncularımızın da
Yavuz ile Faik'e pas atarken hızlı hareket etmeleri gerekiyor.
Şenol, Seyhat, Abdussamed
sonradan oyuna girdiler. Her üçü de Yavuz ve Faik gibi hızlı
oyuncular. İlk maçta fazla oynayamadık diye üzülmesinler. Bundan
sonraki maçlarda daha fazla süre oynayacaklarını tahmin ediyorum.
Oyuna giremeyen Önder, Tolga,
Emin'e ilk maçta sıra gelmedi. Önümüzde daha 13 maç var.
Sakatlıklar, cezalar mutlaka olacak. Zamanı geldikçe formamızı
herkes giyecek. Hatta A Genç oyuncularımız İsa, Emrah'a ve
diğerlerine de sıra gelecek. Onların da antrenmanlara gelerek
hazır olmalarını gerekiyor.
Filiz lisans çıkardığımız Fatih
Bozkurt ile Mehmet Ali Başkan'dan ses yok.
Tecrübeli oyuncumuz Ümit Eroğlu
söz verdiği halde yine gelmedi. Neden ve niçin? Onları merak ettik
doğrusu. Öğrenmek istiyoruz...
İlk maçımızda güzel oyun çıkardık ve
kazandık. Başta hocamızı ve tüm oyuncuları-mızı tebrik ederken,
daha işin başında olduğumuzu belirtmek istiyorum.
Önümüzde çok ciddi maçlar
var. Bundan sonra çalışmalarımızı daha da yoğunlaş-tırmamız
gerekiyor. Okul ya da iş nedeniyle antrenmana gelemeyenler,
tempolu bir doksan dakikayı daha rahat çıkarabilmeleri için,
ikişer-üçerli gruplar halinde uygun zamanlarında en azından düz
koşu yapabilirler.
Kızıkspor olarak oyuncularımıza para
veren kulüp değiliz. Bunu ta baştan herkes biliyor. Ancak, yönetim
kurulumuz geçtiğimiz sezonlarda olduğu gibi argo tabirle 'kıyak'
yapmasını bilir. Üst üste alınan galibiyetlerden sonra harçlık
türünde (prim asla değil) birkaç YTL. verebilir.
Aldığım duyum : "Play-offa yükselirsek, maç başına belli bir para verelim"
gibi konuşmalardır. Prim değil, teşekkür harçlığı (!).
SON SÖZ:
Para her şey demek değildir.
Para alınmadan da futbolun zevki yaşanır.
Kızıkspor da bu daha çok yaşanır. |