*
*

 

     
     
     
     
     
     
     
       
     Kaptanın Yeri    
 
 

 

Yakup İLHAN

   
 

Kaderde varsa yenilmek, neye yarar üzülmek...

1 Şubat 2006

 

12 maçtır yenilmeyen K.H. Köroğlu sezonun ilk yenilgisini Gerede maçında aldı.

Her ne kadar takımımın Gerde'ye şansı tutmasa da favori gösteriliyordu.

Oyuna çok iyi başladık. Üst üste gol pozisyonları bulduk. Gerede her şeyi yaparak
ilk yarıyı berabere bitirmeyi başardı. İkinci yarı 60. dakikada penaltıyı
kaçırıp arkasından da şanssız bir şekilde kalecimin kayması sonucu golü
yiyince mağlup duruma düştük. Ancak kısa bir süre sonra beraberliği
yakaladık. Golü atmayı beklerken bir kaleci için şanssız gol sayılan bacak
arası golünü yiyerek sahadan mağlup ayrıldık. ÜZGÜNÜZ...

Ne zor işmiş bu mağlubiyet?

 

Yazılarımı zevkle yazarken şimdi elim yazıyı yazmıyor.

İlhan Ayerlikaya gibi mağlubiyetlerden sonra telefonumu henüz kapatmıyorum. Alışacağız. Chelsea teknik direktörü Mourinho'nun bir sözü vardı :

''Kağıt üzerinde favori olan takımlar, kağıt kupalar alırlar"
Bundan sonraki maçlarımızı hep kazanmaya oynamak zorundayız. Neden olmasın?

İyi çalışan ve antrenman yapan bir takımız. Bu değirmenin altından daha çok sular geçecek.

 

* * *
1972-2006 yılları arasında amatör kümede gördüğüm, duyduğum komik fakat düşündürücü olaylar...!!!
1. Maç gecesi yatakta sabaha kadar bisiklet hareketini yapan futbolcuyu (yarınki maça faydası olsun diye...)
2. Kalsiyum Sandozu bir bardak suda eritip içeceği halde yutan futbolcuyu.
3. Devamlı fındık, üzüm, incir ve arpayı çekirdek gibi yiyerek form tutmaya çalışan ve maçta enerji fazlalığından bayılan futbolcuyu,
4. Bir takımda 7 tane sahte oyuncu oynatan antrenörü,
5. Maç gecesi istirahat ederken karın adalesi çalışan futbolcuyu,
6. Sakatlanan futbolcuyu aynı gün kaplıcaya gönderen antrenörü,
7. Capsolin diye bilinen ısıtıcı ve çok yakıcı ilacı burun deliğine ve apış arasına süren futbolcuyu,
8. Çarşamba günü oynanacak özel maçı lokalde oyun oynarken unutan antrenörü,
9. Kaplıcada boş havuza içerdeki sis nedeniyle balıklama atlayan kolunu ve kafası kıran antrenörü,
10. Mükemmel sabah kahvaltısı hazırladığını sanan futbolcunun maç sabahı 5 yumurta birden yediğini,
11. Sporcusunun üzerine 10 kg. ağırlık vererek tepe koşuları yaptıran antrenörü,
12. Maçta koşamayıp yenilen bir takımın futbolcularının maçtan sonra 3 km. koşarak malum yere gitmelerini,
13. Asker futbolcuyken kanını parayla satan ondan sonrada maça çıkan futbolcuları,
14. Gol heyecanını yaşarken kafasını zıplayınca yedek kulübesinin tavanına vurup maçın sonucunu göremeyen antrenörü,
15. Boluspor'a denenmeye gelen bir çok futbolcunun iyi oldukları halde çift kalede ayaklarına top bile değmediğini,
16. Kale çizgisinden güzel gol olsun diye sert vuruş yaparak topu auta atan futbolcuyu (rahmetli Mustafa Becikoğlu)
17. Köy maçlarında kazanılan çift vuruşun 'bırakın ikisini de ben atacağım 'diyen futbolcuyu,
18. Yenilen bir takımın maçtan sonra hamama gittiğinde maçı yöneten hakemi orada görüp başı sabunluyken takunya ile dövülmesini,
19. Hiç durmadan denizde sırt üstü pozisyonda 1111 kere kulaç atan arkadaşımı,
Devam edecek...

 

İyi haftalar dileğiyle......

Tüm yazıları

 
 

                                                                              KIZIKSPOR© 2006