|
Arif olan anlasın
25 Aralık 2006
Maçlar ekseriyetle en
güvendiğiniz futbolcularla kaybedilir. Hiç ummadığın futbolcularla da kazanılır.
Her futbolcuyu memnun etmek isterseniz, kimseyi memnun edemezsiniz.
Futbolcularımı formda tutmak, motive etmek için her hafta maç kadroma sürpriz
bir isim koyarım. Genelde ilk on birde de oynatırım. Maçın ikinci yarısı
başladığında, sonuç ne olursa olsun. Aralıklarla 3 oyuncu değişikliğini mutlaka
yaparım. Kulübedeki futbolcularımı sıcak tutarım. Onları devamlı yanımda tutup
soğutmam. Kötü oynayanı, hata yapanı, gol kaçıranı, oyundan almam. Ayakta
duramayan, bitkin koşmayan futbolcumu kim olursa olsun, oyunda tutmam. Adaletli
bir maç kadrosu yapmaya uğraşıyorum. Antrenmana devamlı gelenleri öncelik
tanırım. Onlara hafta içindeki idmanda oynayacaklarını, belli ederim.
Sezon başında kadromdaki
oyunculara, M. Bozak ve Sezgin dışında, idmanlara gelmeyeni ilk on bire
almayacağımı, söyledim. Bu oyuncularımın, işleri ağır, devamlı 12 saat
ayaktalar. Bu uygulamaya %80 tatbik etmeye çalıştım. Ancak %20 si
uygulanamıyor.
KÖY HİZ. KÖROĞLUSPOR
BAŞARI İSTEYEN bir camia yenilmek bize yakışmıyor. Onun için bazı futbolcularıma
toleranslı davranıyorum. Futbolculardan bazıları, iyi niyetimi ve sakin
görünüşümü suistimal edip, maç konuşmalarımda ısrarla tekrar ederek, hakemle
rakiple oynama, oyundan atılmak kesinlikle yok, dememe rağmen kırmızı kart
görüyor, işin sahada bittiğini zannediyorlar. ÖYLE DEĞİL DOSTUM.
55 yaşındayım henüz
sahadan haksız atılan bir futbolcuya, rastlamadım.
Hep futbolcu haklı… oynasa
da, oynamasa da...
BABAMA SORDUM. O da haksız
birini görmemiş.
Kulübemdeki oyuncularımın,
ilk 11’i zorlamalarını istiyorum. Yönetimimiz 2 oyuncuya daha ihtiyaç olduğunu
söylüyor. Maç sabahları kaptanım ZEKİ HOCAM ’ile odamda maç hakkında konuşurum.
Fikrini, görüşlerini alır. DEĞERLENDİRİRİM. Tabi ki en son karar benimdir.
İYİ HAFTALAR!
|