*
*

 

     
     
     
     
     
     
     
       
     Kaptanın Yeri    
 
 

 

Yakup İLHAN

   
 

Şah - Mat

28 Mart 2006

 

Sezon başında şampiyonluk parolasıysa yola çıktığımızda işler yolunda gidiyor. bütün maçları kazanıyorduk. Kazanmak güzel şey. Kaybetmek çok kötü. İnanın bir antrenörün önemli bir ek işi olsa yenildiği maçtan sonra ertesi gün o işini aksatır. Gündüz Tekin ONAY’ın bir sözü var. "Kulübeden galibiyetle veya malubiyetle ayrılırsanız sevinmeyin ve de üzülmeyin, haftaya yine o kulübedesiniz’’.

 

Futbol günlük başarıların olduğu bir oyundur. Ertesi hafta ki mağlubiyette başarılar unutulur. Galip geldiğin zaman şah, beraberlikte vezir, mağlubiyette ise piyon olursunuz.

 

Ben ve futbolcularım hep kazanmak için maçlara çıktık. Soyunma odasında ilk sözüm ‘hakemlerle ve rakiple oynamayacaksın, arkadaşına hata yapsa da saygılı olacaksın, kesinlikle kırmızı kart görmeyeceksin’.

 

Buna rağmen futbolcular saha çizgilerinden içeri girdiğinde her şeyi unutuyor. Bir antrenörün maça katkısı %10 ‘u geçmezmiş. Ben söylemiyorum. Bilimsel araştırmalar ve tv programında ki yorumcular söylüyor.

 

Takımımda bilhassa kalecilerim çok şanssız bir dönem geçirdi. Yenilen goller de hataları bana göre de var. Ama topların 90 tabir edilen yerlere gittiğini herkes gördü. Bir sezon önce kalecim Serhat’ın Boluspor’da oynayabileceğini iddia ederken bir anda amatör kümenin en çok gol yiyen kalecisi olması şaşırtıcıydı….!

 

Kalecim, efendi ve duygusal bir insan. Gerede’ye 2-1 kaybettiğimiz maçtan sonra bir daha maçlara gelmedi. Ne benim Serhat ile ne de Serhat’ın benle alıp veremediği hiç bir şey yok…! Dedim ya, iyi çocuk…

 

Kaptanım Mesut ile konuşup neden gelmediğini sorduğumda ‘hocam fazla üzerine gitmeyelim, morali bozuk, öbür kaleciyle idare edelim’ dedi. Üzerine gitmedik. Aslında futbolda inandığın futbolcunun üzerine gidip kötü oynasa da ısrar edeceksin. Serhat adlı duygusal kalecimin gelmediğinin sebebini en son maçım olan Sedaş maçında kendi yedek futbolcularımdan öğrendim. Bir antrenör olarak duyduğumda utandım. Yüzümün kızardığını hissettim. Benle hiçbir sorunu olmayan kalecimin çalıştığı fabrikada arkadaşlarından duyduğu bazı sözlerden alındığını onun için gelmediğini öğrendim. Bu söz neydi ?

"Köy Hizmetleri Köroğlu Spor kalecilerine bu sahadan değil Paşaköyü'nden bile topa vursan gol olur" sözü imiş. Bunlar türbünde ve fabrikada arkadaşları tarafından yüzüne karşı konuşulmuş. İnanın duyduğum da başım döndü, tansiyonum çıktı. Ne yapayım?

Kendime göre çok iyi ama duygusal bir antrenörüm. Ne yazık ki, bu günün futbolunda ikisi bir arada yürümüyor. Birini seçmek zorundasın. Öbür kalecim Tahsin maçlara iyi başladı, devamını getiremedi. Bu arada yeni duyduğumu söyleyeyim.

 

Son Sedaş maçında hatalı yenen gollerden sonra 3-3 berabere kaldık. Ne yazık ki, türbindeki seyirciler kalecim hakkında dedikodu yapmaya devam etmişler. Paşaköyü'nden vurulup ta gol olacağını iddia  edenler yeni bir iddia ortaya atmışlar. İnanamadım… Bolu Dağından vurulan topların da gol olacağını iddia edenler olmuş. Burada görülen kalecilerin hatalı gol yediği. Ya sahada görülmeyenler….

Onları da FUTBOLDAN ANLAYAN KİŞİLERİN gördüğünü zannediyorum.

 

Evet. Toplar iyi yere gidip gol oluyor ama o toplara vurduran geri dörtlüm, rakip futbolcuyu pozisyona sokan orta saham. İleride pres yapmayıp karşı tarafa pas yaptıran ve top kullandıran forvetlerimin hiç mi suçu yok?

 

Bana göre onlar da SUÇSUZ KAHRAMANLAR.

Tabi ki, en büyük suçlu ben "YAKUP İLHAN".

Suçumu kabul edip, yönetimle görüşüp takımımın başından zarar vermemek için ayrıldım. Her antrenmana geldim. Yağmur çamur, soğuk kar demeden. Mazeret değil.

 

SONUÇ :

Play-offa yükselme maçlarında ŞAH!

Play off maçlarında MAT!

 

--------------------------------------------------------------------------------------------

N O T :

 

'KALP DEĞİL, YÜREK GEREK' adlı yazımda Bolu'nun en iyi hakemlerinden

Tansel Gülen’i zor durumda bıraktığıma bazı haber kaynaklarından öğrendim.

(Kuşlar söyledi) TANSEL KARDEŞ ben seni amatör kümede futbol oynarken de bilirim. Gördüğünü çalan kaliteli bir hakemsin. Ne yazık ki, arkanda adamın olmadığı için gerektiği yerlere gelemedin. Bana göre 1. Lig'de maç yürütecek kapasitede bir hakemsin. Yani aranan iyi bir hakemsin. Benden şikayetlerin olsa da yinede seni seviyorum. Dargında değilim.

İnan yazımı yazdığımda ben diğer grupla aranızdaki rekabeti ve sürtüşmeyi bilmiyordum. Normal olarak siz ve eski hakemlerin güvenilir olduğunu biliyorum.

 

Gazanfer hocayla da hiç bir tanışıklığım ve merhabalığım yok. (büyük kızım üniversitede araştırma görevlisi, küçük kızımın aynı üniversitede okumasına rağmen) Ben onu tanırım ama onun beni tanıdığını zannetmiyorum. Şimdiki hakemlerin de Gazanfer hocanın yönetiminde olduğunu bilmiyordum (!) Haaa!

Yiğidin hakkını da vermek lazım. Tansel, maçları iyi yönettiler, olaysız bitirdiler.

İçlerinde çok iyi hakemlerin olduğunu söyleyebilirim. Tıpkı senin Bolu’nun yetiştirdiği EN İYİ HAKEM olduğun gibi...

 

Saygılarımla…İyi haftalar dileğiyle!...

Tüm yazıları

 
 

                                                                              KIZIKSPOR© 2006