Başkanımızdan sert açıklamalar...

 

 

 

 

 

 

Hafta içi yaşanan iki olay sonrasında

Başkanımız Necmi ARMAN adeta çileden çıktı...

 

Boluspor’un alt yapısına başkanımızdan sert sözler :

- İstediğiniz oyuncuyu vermedik mi?

- Kale arkasında durmamın kime ne zararı var?

- Yangından mal mı kaçıyorsun hoca?

 

İşte başkanımızın açıklamaları :

"Kızıkspor gibi amatör takımların amacı ne olabilir? Bu adamlar niçin bu kadar uğraşıyorlar?

Hiç düşündünüz mü? Her halde 3. Lig’e çıkmak değildir. Spor yapmanın bir kişiye sosyal yönden faydalarını

yazmaya gerek yok. Bunları hepimiz defalarca bahsettik. Başka ne olabilir?

 

Tabiî ki iyi yetişen, kabiliyetli olan gençlerimizin bu işten ekmeğini yiyebilmesi için profesyonel spor hayatı

olması lazım. Bu da Kızıkspor’da olamayacağına göre tek alternatif ilimizin gurur kaynağı olan

BOLUSPORUMUZ’da olabilir.

 

Bizim gibi Bolu’da faaliyet gösteren kulüpler Boluspor için vardır.

Amaç, ellerinden geldiğince futbolcu yetiştirmek ve en iyilerini de Boluspor’a vermektir.

 

İlimizde ne kadar çok takım olursa, ne kadar da çok iddialı olurlarsa yukarıya futbolcu göndermek bir o kadar çok olur.

Dolayısıyla, Boluspor alt yapısı sorumluları ve hocalarının bizim gibi takımlarla temas halinde olmaları ve takım kurmada

futbolcu temini ve antrenmanlarda bizlere yardımcı olmaları gerekir.

Bu da, onların saygınlığını arttırır ve onlara sempati duymamızı sağlar.

 

İstediğiniz oyuncuyu vermedik mi?

Her ne kadar 6 senedir başkanlık yaptığım sene zarfında Boluspor’dan 4 top, bilmem kaç tane yelekten

başka bir şey görmedim. Herhangi bir beklenti içerisinde de değildim. Halı sahalarını kullandık, parasını verdik.

Hangi topçuyu istediler ise verdik. Bazı oyuncularımızı izlemelerini biz önerdik.

Tabii bu haftaya kadar, ben tüm bu düşünceler içerisindeydim.

 

Kale arkasında durmamın, kime ne zararı var?

Bu hafta 06 Mayıs 2008 - Salı günü Kızıkspor ile Boluspor  Mini Minikler maçı vardı.

Diğer hocalar gibi, Mustafa hocamızın çocuklarımızı kenardan yönlendirmesi sonucu ilk yarı 2-1 tamamlandı.

İkinci yarıda defans oyuncularımızın uzakta olması sonucu gerekli uyarılarda bulunması zorlaştı.

Çocuklarımızın ilk defa maça çıkmaları nedeniyle ben de kale arkasından "Burak şuna dikkat et Fethi şurada dur, buna

dikkat et" diye uyarılarda bulunuyordum. Oyuncularımızın başa baş mücadele etmelerini sağlamaya çalıştık.

İki taraf iyi mücadele ediyordu. Maçın 2-1 devam etmesi, farkın gelmemesi stres yaptı ki (!) kenardan Boluspor altyapı

baş sorumlu hocası tarafından "oradan müdahale etme" diye şahsıma dolaylı uyarı geldi. Acaba ben mi yanlış yapıyorum

diye, futbolcularımızı uyarıyı bıraktım sonrasında arka direkte Bolusporlu topçu boşta kalarak bir gol attı. O ana kadar gol

yemedikleri için büyük bir mücadele gösteren oyuncularımız oyundan koptu ve arka arkaya goller yedik.

Ben oyuncularımızı uyarsam da muhtemelen yenilecektik. Tarafıma yapılan uyarıyı takmadan Karaçayır'ın rüzgarlı

sahasından ayrıldım.

 

Yangından mal mı kaçıyorsun hoca?

08 Mayıs 2008 – Perşembe günü 1998 yaş grubumuzun Köy Hizmetleri ile maçı vardı.

Zevkle Karaçayır’a geldim. Sahaya geldiğimde ilk 2 maçta takımımızda oynayan, üçüncü maça sınavı olduğu için

gelemeyen en iyi oyuncularımızdan birini Bolusporlu 98’lilerin arasında gördüm ve çocuğu yanıma

çağırdığımda; bir Bolusporlu çocuk altyapı hocasına “hocam Taner’i çağırıyorlar” diye seslenerek koluna girip,

çocuğu Boluspor yedeklerinin arasına götürdü. Aynı okuldan öğretmen abimiz arkasından gidip, hocayla konuştu.

Belki bir özür ya da konunun benimle alakası yok demesini beklerken, bu olaydan daha önemli bir açıklaması geldi.

Bu açıklamayı sanırım tüm antrenörleri ilgilendirdiği için Mustafa hocam yapacaktır.

Bizim beklentimiz “Oğlum git. Kızıkspor’da oyna nasıl olsa seneye seni alacağım ve bizzat gelip seni

seyredeceğim“demesi lazımken çocuğu oyuna sokmadan tellerin dibinde oturttu.

 

...

 

Bu iki olay, bizim gibi kulüplerin ne için uğraş verdiğini anlamayanları ortaya çıkardı.

Tüm okullardan en iyi çocukları topla. Karşına çıkacak zayıf takımlara 10'ar gol at, sonra da ben ne büyük

hocayım diye kasıl dur (!)

 

Turnuva daha bitmeden elimizdeki çocuğu almaya çalışmak, yangından mal kaçırmaya benziyor.

Al kardeşi al, hepsi senin olsun!

 

Bizler sağdan-soldan mahalle aralarından oyuncu bulacağız. Yeteneklilerini, teslim ettiğimiz kişiler bu şekilde

davranış içerisinde olacaklar öyle mi?

O zaman; BÖYLE ZİHNİYETE SAHİP OLANLAR ARASINDA BEN YOKUM!..."

 

 

Ana Sayfa