|
Boluspor’un alt yapısına başkanımızdan sert sözler :
- İstediğiniz oyuncuyu
vermedik mi?
- Kale arkasında
durmamın kime ne zararı var?
- Yangından mal mı
kaçıyorsun hoca?
İşte başkanımızın açıklamaları :
"Kızıkspor gibi amatör
takımların amacı ne olabilir? Bu adamlar niçin bu kadar uğraşıyorlar?
Hiç düşündünüz mü? Her
halde 3. Lig’e çıkmak değildir. Spor yapmanın bir kişiye sosyal yönden
faydalarını
yazmaya gerek yok.
Bunları hepimiz defalarca bahsettik. Başka ne olabilir?
Tabiî ki iyi yetişen,
kabiliyetli olan gençlerimizin bu işten ekmeğini yiyebilmesi için
profesyonel spor hayatı
olması lazım. Bu da
Kızıkspor’da olamayacağına göre tek alternatif ilimizin gurur kaynağı olan
BOLUSPORUMUZ’da
olabilir.
Bizim gibi Bolu’da
faaliyet gösteren kulüpler Boluspor için vardır.
Amaç, ellerinden
geldiğince futbolcu yetiştirmek ve en iyilerini de Boluspor’a vermektir.
İlimizde ne kadar çok
takım olursa, ne kadar da çok iddialı olurlarsa yukarıya futbolcu
göndermek bir o kadar çok olur.
Dolayısıyla, Boluspor
alt yapısı sorumluları ve hocalarının bizim gibi takımlarla temas halinde
olmaları ve takım kurmada
futbolcu temini ve
antrenmanlarda bizlere yardımcı olmaları gerekir.
Bu da, onların
saygınlığını arttırır ve onlara sempati duymamızı sağlar.
İstediğiniz oyuncuyu vermedik mi?
Her ne kadar 6 senedir
başkanlık yaptığım sene zarfında Boluspor’dan 4 top, bilmem kaç tane
yelekten
başka bir şey görmedim.
Herhangi bir beklenti içerisinde de değildim. Halı sahalarını kullandık,
parasını verdik.
Hangi topçuyu istediler
ise verdik. Bazı oyuncularımızı izlemelerini biz önerdik.
Tabii bu haftaya kadar,
ben tüm bu düşünceler içerisindeydim.
Kale
arkasında durmamın, kime ne zararı var?
Bu hafta 06 Mayıs 2008 -
Salı günü Kızıkspor ile Boluspor Mini Minikler maçı vardı.
Diğer hocalar gibi,
Mustafa hocamızın çocuklarımızı kenardan yönlendirmesi sonucu ilk yarı 2-1
tamamlandı.
İkinci yarıda defans
oyuncularımızın uzakta olması sonucu gerekli uyarılarda bulunması
zorlaştı.
Çocuklarımızın ilk defa
maça çıkmaları nedeniyle ben de kale arkasından "Burak şuna dikkat et
Fethi şurada dur, buna
dikkat et" diye
uyarılarda bulunuyordum. Oyuncularımızın başa baş mücadele etmelerini
sağlamaya çalıştık.
İki taraf iyi mücadele
ediyordu. Maçın 2-1 devam etmesi, farkın gelmemesi stres yaptı ki (!)
kenardan Boluspor altyapı
baş sorumlu hocası
tarafından "oradan müdahale etme" diye şahsıma dolaylı uyarı geldi.
Acaba ben mi yanlış yapıyorum
diye, futbolcularımızı
uyarıyı bıraktım sonrasında arka direkte Bolusporlu topçu boşta kalarak
bir gol attı. O ana kadar gol
yemedikleri için büyük
bir mücadele gösteren oyuncularımız oyundan koptu ve arka arkaya goller
yedik.
Ben oyuncularımızı
uyarsam da muhtemelen yenilecektik. Tarafıma yapılan uyarıyı takmadan
Karaçayır'ın rüzgarlı
sahasından ayrıldım.
Yangından
mal mı kaçıyorsun hoca?
08 Mayıs 2008 – Perşembe
günü 1998 yaş grubumuzun Köy Hizmetleri ile maçı vardı.
Zevkle Karaçayır’a
geldim. Sahaya geldiğimde ilk 2 maçta takımımızda oynayan, üçüncü maça
sınavı olduğu için
gelemeyen en iyi
oyuncularımızdan birini Bolusporlu 98’lilerin arasında gördüm ve çocuğu
yanıma
çağırdığımda; bir
Bolusporlu çocuk altyapı hocasına “hocam Taner’i çağırıyorlar” diye
seslenerek koluna girip,
çocuğu Boluspor
yedeklerinin arasına götürdü. Aynı okuldan öğretmen abimiz arkasından
gidip, hocayla konuştu.
Belki bir özür ya da
konunun benimle alakası yok demesini beklerken, bu olaydan daha önemli bir
açıklaması geldi.
Bu açıklamayı sanırım
tüm antrenörleri ilgilendirdiği için Mustafa hocam yapacaktır.
Bizim beklentimiz
“Oğlum git. Kızıkspor’da oyna nasıl olsa seneye seni alacağım ve bizzat
gelip seni
seyredeceğim“demesi
lazımken çocuğu oyuna sokmadan tellerin dibinde oturttu.
...
Bu iki olay, bizim gibi
kulüplerin ne için uğraş verdiğini anlamayanları ortaya çıkardı.
Tüm okullardan en iyi
çocukları topla. Karşına çıkacak zayıf takımlara 10'ar gol at, sonra da
ben ne büyük
hocayım diye kasıl dur
(!)
Turnuva daha bitmeden
elimizdeki çocuğu almaya çalışmak, yangından mal kaçırmaya benziyor.
Al
kardeşi al, hepsi senin olsun!
Bizler sağdan-soldan
mahalle aralarından oyuncu bulacağız. Yeteneklilerini, teslim ettiğimiz
kişiler bu şekilde
davranış içerisinde
olacaklar öyle mi?
O zaman;
BÖYLE ZİHNİYETE SAHİP OLANLAR ARASINDA BEN YOKUM!..." |